Antakya Prime Mall, International Property Awards 2009’un ilk etabında Avrupa&Afrika En İyi Ticari Gayrimenkul Projesi ödülünü kazandıktan sonra, San Diego’da “Dünyanın En İyisi” seçildi.
Prime Development, “International Property Awards 2009”da daha önce Avrupa ve Afrika’dan aday olarak katılan 1.500 proje arasından “En İyi Ticari Proje” seçilen Prime Mall Antakya alışveriş merkezi projesiyle, 12 Kasım’da ABD’nin San Diego kentinde yapılan finalde “Dünyanın En İyisi” seçildi.
“International Property Awards” 1995'ten beri veriliyor ve 15 ayrı kategoride yarışan katılımcılar kendi bölgelerinde birinci seçilirse, daha sonra dünya finalinde yarışmaya hak kazanıyor. Prime Development’ın Antakya projesi, kısa bir süre önce Londra’daki törende Avrupa ve Afrika kıtasından gelen adaylar arasında en iyisi seçilmişti.
Türkiye’de hayata geçireceği 1,5 milyar Dolar tutarında yatırımın ilk etabında yer alan Prime Mall Antakya alışveriş merkezi 2011’de hayata geçecek.
Prime Development Genel Müdürü Dr. Artuğ Çetin, “Avrupa&Afrika ödülünden sonra Antakya Prime Mall’un dünyanın en iyi ticari projesi seçilmesinden büyük bir onur duyduklarını belirterek, Londra’daki dereceyi aldıktan sonra dünyanın en iyisi seçilmeyi beklediklerini hatırlattı. Çetin, “San Diego’da dünyanın en iyisi seçilmek bizi şaşırtmadı çünkü bizim ekibmiz bunu başarabilecek insanlardan oluşuyor” dedi.
Çetin, “Türkiye’nin ve Antakya’nın ismini tüm dünyaya duyurmuş olmak bizi çok mutlu etti. Projemiz hayata geçtikten sonra Antakya halkının da beğenisini kazanacağına inanıyoruz” dedi. Proje sayesinde Suriye’den de turist geleceğini belirten Çetin, Antakya Prime Mall’un bölge ekonomisini pozitif etkileyeceğini bu sayede bölgeye farklı bir çekim alanı yaratacaklarını ifade etti.
Kaynak: http://www.gmtr.com.tr/
DÖVİZ CİNSİNDEN KİRA ARTIŞI
A- DÖVİZ CİNSİNDEN ARTIŞ
Döviz cinsinden gayrimenkul kiralanması olayında, kira artışına sınırlama getiren ve halen yürürlükte olan, çok kişinin farkında olmadığı bir yasa maddesi var. Bu madde çok önemli.
“Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun”a 16 Şubat 2000 tarih ve 4531 sayılı Kanunla geçici 7. madde olarak eklenen bu maddeye göre;
- Kira artışlarının, Türk parası olarak 2000 yılında yüzde 25, 2001’de yüzde 10 olabileceği belirtiliyor.
- Maddenin döviz cinsinden kiralamalarla ilgili olan ve halen yürürlükte bulunan ikinci fıkrasına göre de; kiranın, yabancı para (yani dolar, euro, sterlin vs.) ya da altın olarak belirlendiği durumlarda, kiraya ayrıca yıllık artış uygulanamıyor.
Maddenin dördüncü fıkrasında da “kira tespit davalarında da yukarıdaki sınırlamalara uyulur” hükmü yer alıyor.
Kuşkusuz, yasanın bu hükmüne aykırı kira sözleşmesi de hukuken geçerli olmuyor.
Yargıya intikal eden uyuşmazlıklarda da; “kira bedelinin yabancı paraya endeksli olarak belirlendiği kira sözleşmelerinde, ayrıca yıllık artış uygulanamayacağı” yönünde kararlar veriliyor
B- KİRA TESPİT DAVASI VE YTL
Her ne kadar bu hüküm, günümüzde amacını aşmış ve özellikle dövizin değerindeki ciddi düşüşler nedeniyle, kiralayanın yani mal sahibinin aleyhine bir tablo ortaya çıkmışsa da yasa maddesi bu gerekçe ile döviz cinsinden kira artırımı ya da kira tespit davası açılmasına engel.
Bu konuda yargının eğilimi; dövizle belirlenen kirada sürenin bitiminde, kira artışı yapılamayacağı ancak kiranın YTL’ye çevrilmesi durumunda, kira artırımı yapılabileceği yönünde.
C- YASA YÜRÜRLÜKTE
Çok kişinin farkında olmadığı “Kiranın yabancı para ile belirlendiği durumlarda, ayrıca yıllık artış uygulanamayacağı” şeklindeki geçici 7. madde hükmü, şu anda hukuken yürürlükte. Herhangi bir yasa ile değiştirilmedi ya da iptal edilmedi. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yukarıda belirtilen, 27 Nisan 2005 tarihli Kararı’nda da geçici 7. maddede yer alan; kira bedelinin, yabancı paraya endeksli belirlenmesi halinde, ayrıca sözleşmelerde öngörülen yıllık artış şartının uygulanmayacağı yönündeki zorunlu, emredici ve yürürlükte olan yasal düzenlemenin, geçerli olduğu açıkça belirtiliyor.
Bu arada bir gerçeği de vurgulamakta yarar var. Geçici 7. maddedeki bu düzenleme, 2000 yılı koşullarında, yabancı paraların Türk parası karşısında sürekli artış göstereceği düşüncesiyle yapılmıştır. Oysa, birkaç yıldır şemsiye tersine döndü.
Kiranın döviz cinsinden belirlendiği ve dövizinde değer kaybına uğradığı durumlarda, kiralayanın mağduriyeti de ortadadır. Kiralayan, her geçen ay dövizin YTL karşısında değer kaybı nedeniyle reel anlamda YTL karşılığı daha az gelir elde etmektedir.
Görünen o ki döviz cinsinden kiralamalarda, yalnızca kiracı değil, bazı durumlarda da kiralayan mağdur olabilmektedir.
Bu konuda, sağlıklı çözüm yolu bellidir; amacını yitiren geçici 7. madde hükmü yürürlükten kaldırılmalı ve yabancı para ile yapılan sözleşmelerin ya ülke parasına yönlendirilmeli ya da dövizle kiralamalara da “kira tespit davası” yolu açılabilmeli.
SONUÇ
Döviz cinsinden kiralanan gayrimenkullerde, kira süresi bitiminde, döviz olarak, örneğin yüzde 3-5 ya da yüzde 10 gibi artış yapılamıyor. Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’un geçici 7. maddesine göre; kiranın yabancı para olarak belirlendiği durumlarda, kiraya ayrıca, yıllık artış uygulanamıyor.
Yasa maddesi, halen yürürlükte. Yasa maddesinde, Türk parası cinsinden kiralamaların 2001 ve 2002 yıllarında uygulanacağı belirtiliyor. Ancak, dövizle kiralama ile ilgili ikinci fıkra halen yürürlükte. Bunu yürürlükten kaldıran, herhangi bir yasa maddesi ya da Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı yok.
Yargıtay’ın 2007 tarihli yeni kararları da, “döviz cinsinden kira artışı yapılamayacağına ilişkin” görüşümüzü doğruluyor. Nitekim, 2005 yılına ilişkin bir kiralama olayında, Yargıtay’a göre; “Yeni dönemde, kira parasının mahkemece tespitinin istenilmesi halinde, kiranın yabancı para ile ödenmesinin, yeni dönemde hakimi bağlayıcılığı kabul edilmez. Mahkeme, kira parasını Türk Lirası olarak takdir etmek durumundadır” bu durumda kira artışı da Türk parası olarak yapılır
Özetle, Yargıtay yeni kira döneminde, döviz cinsinden artışı kabul etmiyor. Kirayı Türk parasına çeviriyor. Bundan böyle de, artış Türk parası olarak yapılıyor.
Döviz cinsinden mal satışına gelince, yürürlükte olan mevzuata göre, Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın 4/c maddesine göre, dışarıda yerleşik olmayan kişilerden mal alım satımı karşılığı döviz kabul etmek suç. Ancak çok kişi bu tür bir yasağın farkında olmadığı için, döviz cinsinden satışlar ve döviz kabulü halen devam ediyor.
Bu konuda yapılabilecek en anlamlı uygulama, günün koşullarına göre, ilgili mevzuatların yeniden düzenlenmesi olmalı.
Şükrü KIZILOT
Kaynak: http://www.yaklasim.com/
KİRA TESBİT DAVALARI:
Kiraya veren veya malik kira tespit davası açabilir. Kira sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en geç 15 gün önce ihtar veya dava dilekçesinin davalı kiracıya tebliğ edilmesi gerekir. Buna uyulmazsa, mahkemece tespit edilen kira, bir sonraki kira döneminden itibaren geçerli olacaktır. Belirtilen süre içinde ihtar gönderilmişse, dönem sonuna kadar dava açılabilecektir. Kira sözleşmesinde kira artışına ilişkin özel şart varsa, bu şart yenilenen ilk dönemde tarafları bağlar; yani yenilenen ilk dönemde bu şarta göre kira artışı yapılır. Yine sözleşmede her yıl kiranın artacağına ilişkin özel şart varsa, ihtarname çekmeye gerek yoktur. Dönem sonuna kadar her zaman dava açılabilir. Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin bu konudaki yerleşik içtihatlarına göre, kira bedelinin tespiti davalarında; öncelikle taşınmazın bulunduğu muhitteki olağan rayiç araştırılacak; olağan rayicin bulunamaması halinde, kira parası ekonomi esaslarına göre bir başka deyimle Toptan Eşya Fiyat Endekslerindeki (TEFE) artışa göre tespit edilecek; bu yöntemle tespit edilen kiranın çevrede oluşan rayiç kira bedellerine göre yetersiz kalması halinde ise, gerektirici nedenleri açıkca gösterilerek aşırı olmayacak bir oranda kira parasında Hak ve Nesafet kuralları çerçevesinde ayrıca bir artış yapılabilecektir.
Yargıtay, son kararlarında tarafların serbestçe ve her türlü etken dışında yaptıkları kira akdinde kararlaştırdıkları kira parasının, aksi kanıtlanmadıkça o dönemin olağan rayicine uygun olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, koşullar değişmediği ve özel nedenlerin varlığı ileri sürülüp kanıtlanmadıkça kira sözleşmesinde olağan rayice uygun olarak kararlaştırılan bu kira parasının tespiti için Toptan Eşya Fiyat Endeksinin % 65 ile sınırlı olarak üç yıl için artırımının esas alınacağını, bu şekilde hesaplanacak kira parasının o dönemin hak ve nesafet kurallarına uygun ve aşırı olmayan bir kira parası olduğunun ilke olarak kabul edilmesi ve uygulamanın buna göre yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
Bu davada uygulamada genellikle mahkemece mahallinde keşif yapılarak (Hukukçu+inşaat mühendisi+mülk sahibi) nden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmakta; rapor doğrultusunda karar verilmektedir.
Kaynak: http://www.turkhukuksitesi.com/
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

